Zeytinyağında Tağşiş ve Sahtekarlıklarla Mücadele

Türkiye’de gıda sektöründe gerçekleştirilen resmi incelemelerde ve ürün analizlerinde markalı ürünlerde en fazla zeytinyağında sahtecilik yapıldığını biliyor muydunuz? Kulağa garip gelebilir. Ancak ne yazık ki durum böyle. 2015 , 2016, 2017 ve 2018 yılında bakanlık tarafından yayımlanan kara listelerde yapılan yüzbinlerce analiz sonrasında yüzlerce firmanın binlerce gıda ürünü sahte ve uygunsuz  olarak kayda geçti. 

Bununla birlikte her bölgede pek çok firmanın zeytinyağında sahtecilik yaparak bu işi geçim kapısı haline getirdiklerini görebilirsiniz. Bu yazıyı hazırlarken T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı internet sitesinden ilgili duyuruların bağlantılarına ulaşamadık. 2018 yılına ait duyuruyu daha önceden kaydettiğimiz için buradan ilgili listeye ulaşabilirsiniz. (Bitkisel yağlar ile ilgili liste 32. sayfadan başlamaktadır.)

Tabi ki bu buzdağının görünen yüzü. Markasız üretimi yapılan ve açık olarak köy pazarlarında ve yol kenarlarında satılan zeytinyağı ürünlerinde tağşişte nerelerdeyiz bunu ne yazık ki henüz bilemiyoruz. 

Zeytinyağında tağşiş genelde farklı tohum yağlarının ya da pirina yağlarının az miktardaki natürel zeytinyağlarına karıştırılarak natürel sızma ya da natürel birinci zeytinyağı olarak satılmasıyla gerçekleşiyor. Burada halk sağlığını tehlikeye sokabilecek klonlanmış yağlar, kimyasal olarak oluşturulup piyasada satılan konsantre zeytinyağı aroması kullanılarak yapılan sahte yağlardan da bahsetmek gerek. Bir diğer yöntem de, daha değerli olduğu bilinen ve Ayvalık/Edremit cinsi yağlık zeytinlerden elde edilen Edremit Körfez yağları yerine daha ucuz Gemlik ya da diğer yemeklik zeytinlerin yağlarının sanki Edremit Körfez bölgesi yağları gibi satılması veya sınır ötesinden kaçak olarak yurda sokulan Ortadoğu menşeili yağların bu şekilde el altından piyasaya sürülmesi şeklinde gerçekleşmekte.

Tüm bu resme baktığımızda Gömeç Zeytinciler Derneği olarak çözümün 3 tarafı olduğunu görmekteyiz. Bunlar üreticiler/üretici dernekleri vb., kanunlar ve yaptırımlar ve son olarak tüketicilerdir.

Üreticilerimizin öncelikle dürüst ve uyanık olması gerekmektedir. Üreticilerimizin bu işi yapanları ve yapılmasına ön ayak olanları ne pahasına olursa olsun ilgili mercilere bildirmesi gerekmektedir. Bu yöre üreticisinin prestijini, kendisine duyulan saygıyı ve ürününe olan güveni korurken halk sağlığının tehlikeye atılmasının önüne geçecektir.

Devlet olarak kontrollerin ilgili kanun ve kurallar dahilinde yapılmasının dışında, uygulanan cezaların caydırıcı olması, üreticinin bilinçlendirilmesi çalışmalarına hız kazandırılması gerekmektedir. Caydırıcı olmayan cezalar, bu işten yüklü miktarda para kazananları cezayı ödeyip devam etme yoluna itmektedir ve cesaretlerini arttırmaktadır. 2016 yılında Tarım Bakanımız olan Sn. Faruk Çelik yaptığı bir konuşmada “Üretimlerinde 18 kez taklit tağşiş yapan insan sağlığı ile direkt ilgili gıda güvenliğini ortadan kaldıran uygulamalara devam eden, ısrar eden firmalar var. Onun için gerekirse bunların faaliyetlerini sonlandırma ile ilgili çalışmalarımızı gerçekleştireceğiz” dedi. Bu söylemden de konunun önemini anlamak mümkün.

Tüketici tarafında ise, tüketicimizin doğru ve gerçek zeytinyağının ne olduğu konusunda bilinçlendirilmesi, ucuz ürün alma pahasına sağlıklarından olmamaları için gerekli eğitimin tüketicimize sağlanması gerekmektedir.

Gömeç Zeytinciler Derneği olarak 2019 yılı çalışma planımız dahilinde bu konuyla ilgili başlatmış olduğumuz ve yapacağımız çalışmaları internet sitemizden takip edebilir, gerek zeytinyağı dostu üreticilerimiz ve gerekse zeytinyağı dostu tüketicilerimiz olarak sizlerde bu sürece destek verebilirsiniz. Lütfen bilgilendirmelerimizi takip edin.