Zeytinyağı ve Sağlık

Tıp tarihinde önemli bir kişilik olan Hipokrat’a ait “Besinler ilacınız, ilacınız besinler olsun” tavsiyesine “zeytinyağı, mükemmel bir tedavi edici” sözüyle yine kendisi tarafından cevap verildiğini görmek ne kadar ilginç değil mi? Son yıllarda yapılan çalışmalardan elde edilen bilimsel veriler adeta “zeytinyağı hem besin, hem ilaçtır” tezini doğrulamaktadır. İnsanlık tarihinin en eski yemeklik yağlarından olan zeytinyağı, doğal haliyle tüketilebilen tek bitkisel yağdır. Sağlık üzerine olumlu etkileri, yüksek oksidatif stabilitesi ve lezzeti ile diğer yağlardan ayrılmaktadır.

Literatürde son yıllarda kronik hastalıklar ve kanser dahil pek çok hastalıktan korunmada zeytinyağının önemi özellikle vurgulanmaktadır. Son 20 yılda yapılan çalışmalar, zeytinyağı tüketiminin; kalp hastalıkları, obezite, metabolik sendrom, tip 2 diyabet ve hipertansiyon riskinde azalma ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Zeytinyağındaki fenolik bileşiklerin kanser riskini azaltabileceği bilim insanları tarafından bildirilmiş; zeytinyağı tüketiminin özellikle göğüs kanseri ve sindirim sistemi kanserinin gelişim riskini azalttığı, meme kanserine karşı koruyucu etkisi olduğu farklı çalışmalarla gösterilmiştir.

İçerdiği birçok kimyasal ve antioksidan özellikli fenolik bileşikler sayesinde fonksiyonel bir gıda potansiyeli olan zeytinyağı konusunda son yıllarda yapılan çalışmaların; özellikle natürel sızma zeytinyağının bileşenlerinin faydalı, önleyici ve/veya tedavi edici etkileri konusuna yoğunlaştığı görülmektedir.

Kaynak: Ferah Armutcu, Zeytinyağı ve Sağlık kitabı, “Sağlıkta ve Hastalıkların Önlenmesinde Zeytinyağı; Biyoaktif Bileşenleri ve Antioksidan Özellikleri”, İzmir, SİDAS, 2015