XYLELLA YAPRAK YANIKLIĞI (XYLELLA FASTIDIOSA)

Hazırlayan : Dilşen Oktay Ertem – Gömeç Zeytinciler Derneği Akademik ve Teknik Çalışmalar Kurulu

Kapsam ve İçerik: Ülkemizde de son yıllarda potansiyel bir tehdit olarak görülmeye başlanan Xylella fastidiosa adlı bakteri hakkında üyelerimize bilgi vermek amacıyla hazırlanmış özet bir rapor

Söz konusu bakteri, İtalya’nın güney kısımlarında bulunan Apulia bölgesinde 8 bin hektarlık zeytin bahçesini hastalandırmış ve İtalyan Bitki Sağlığı Birimi tarafından Avrupa Komisyonu’na, 21 Ekim 2013 tarihinde Apulia’da Xylella fastidiosa’nın saptanmasına ilişkin bir rapor gönderilmiştir. Bu rapor üzerine Avrupa Komisyonu, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nden (EFSA) X. fastidiosa’ya ilişkin acil bilimsel ve teknik destek sağlamasını istemiş ve hastalık tüm Avrupa’nın dikkatini çekmiştir.

Halen bu bölgede yoğun olarak salgın yapmaya devam etmektedir. Hasta zeytin ağaçlarında çok yoğun yaprak yanıklığı ve sürgün, dal ve ağacın tamamında geriye ölüm belirtileri görülür. Hızlı bir şekilde yayıldığı ve ani ölümlere neden olduğu için çok ciddi kayıplar verir.

Xylella fastidiosa adlı bakteri turunçgiller, zeytin, asma, şeftali, erik, kayısı, karaağaç, çınar, meşe, akçaağaç ve yonca gibi ekonomik olarak öneme sahip bitki türlerinde büyük kayıplara neden olmaktadır. Bunun yanı sıra birçok bitkide belirti vermeden de bulunabilir.

Bitkilerde su ve suda erimiş besin madde alımını sağlayan ksilem iletim demetlerinde yaşayan bir bakteridir. Etkileri yaprak yanıklığı, yeşil aksamda solgunluk ve dallarda kuruma, geriye ölüm, cüceleşme ve son olarak şiddetli enfeksiyonlardan dolayı bitkinin ölmesi şeklinde sıralanabilir.

X. fastidiosa vektör böcekler aracılığı ile lokal olarak yayılmaktadır. Bunun yanı sıra asma, şeftali veya diğer bitkilerin meyveleri ve diğer bitki parçaları üzerinde ülkeler hatta kıtalararasında taşınabilir. Ayrıca X. fastidiosa ile enfekteli asma dikim materyali veya konukçusu olan ancak belirti göstermeyen dikim amaçlı bitkilerle de kolaylıkla temiz alanlara giriş yapabilir.

X. fastidiosa tek çenekli ve çift çenekli türler, otsu ve ağaçsı bitkiler, yetiştiriciliği yapılan ürünler ve yabancı otlar olmak üzere geniş bir konukçu dizisine sahiptir. Bunun yanı sıra birçok bitkide belirti vermeden de kalabilir. En iyi bilinen konukçuları asma, turunçgil çeşitleri ve melezleri (en hassas portakal), zeytin, badem, şeftali, erik, kahve ve zakkumdur.

X. fastidiosa sadece ksilemde yaşayan bir bakteridir. Optimum gelişme sıcaklığı 26-28C’dir.

Ksilem demetlerinin bakteri nedeniyle tıkanması sonucunda, bitki su ve besin maddesi ihtiyacını karşılayamaz ve hastalık belirtileri ortaya çıkar. X. fastidiosa nedeniyle hassaskonukçu bitkilerde ortaya çıkan belirtiler birbirinden farklıdır. Ancak genel olarak belirtiler; yaprak yanıklığı, yeşil aksamda solgunluk ve dallarda kuruma, geriye ölüm, cüceleşme ve son olarak şiddetlienfeksiyonlardan dolayı bitkinin ölmesi şeklinde sıralanabilir.

Zeytinde oluşturduğu belirtiler: Yapraklarda sararmalar şeklinde ilk belirtiler başlar. Belirtiler zeytin ağaçlarında hızlı ölüm şeklinde ortaya çıkabilir. Hasta ağaçlarda çok yoğun yaprak yanıklığı ve sürgünler, dallar veya ağacın tamamında geriye ölüm belirtileri görülür.

Bu belirtilerin görüldüğü İtalya’daki zeytin ağaçlarında yapılan araştırmalar ağaçlarda X. fastidiosa’nın yanı sıra Phaeoacremonium ve Phaemoniella cinslerine ait bazı fungal türler ve Zeuzera pyrina isimli zararlının da bulunduğunu göstermiştir.

X. fastidiosa’nın sebep olduğu belirtiler ilk kez Kaliforniya’da bağ alanlarında 1892 yılında gözlemlenmiştir. Devam eden yıllarda benzer hastalıklar birçok meyve ağacı veya orman ve park bitkilerinde rapor edilmiştir.X. fastidiosa’nın sebep olduğu hastalıklar ağırlıklı olarak Amerika kıtasının tropikal, subtropikal ve ılıman alanlarında görülmektedir.

Ancak son yıllarda önemli zeytin üreticisi ülkeler olarak kabul edilen İtalya, İspanya, Yunanistan ve Güney Fransa’da da görülmesinin ardından Türkiye’nin de konuyla ilgili çalışmalara özen göstermesi gerektiği ortaya çıkmıştır.

Bu hastalığın coğrafik dağılımı bakterinin kışın canlılığını devam ettirebilme kabiliyetine bağlıdır. Genel olarak hastalık kışları daha soğuk olan bölgelerde daha az yaygındır. Yağışlı kış ayları vektör populasyonlarının canlılığını devam ettirmesine yardımcı olmakta ve kurak geçen yaz ayları da hastalığın yayılmasını teşvik etmektedir.

Türkiye’de ilk olarak Şanlıurfa’da görüldü

Son 15 yıldır bu bakteri hakkında çalışmalar yürütülse de Xylella fastidiosa hakkında bilgimiz oldukça sınırlıdır. Bu hastalık ABD’de şeftalide ve Arjantin’de Japon eriğinde yaprak yanıklığı olarak görülmüştür. ABD’de, Kostarika’da yüksek kaliteye sahip asmalarda önemli zarara neden olmaktadır. Meksika, Venezuela, Tayvan, Brezilya ve Paraguay’da varlığı bilinmektedir.

EPPO bölgesi içinde bulunan ülkemizde, Türkiye’nin güneyinde Şanlıurfa’da badem ağacı bahçelerinde ilk olarak rapor edilmiştir. İlk gözlemler yapraklarda kloroz, sarımsı nekrotik lekeler ve yaprak uçlarından başlayan kıvrılmalar şeklinde görülmüştür. Hastalık etmeni Xylella fastidiosa olarak tanılanmıştır (Güldür ve ark. 2005). Ülkemiz için karantina listesinde bulunan bu hastalık etmeni şu an için yaygın değildir ancak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın araştırma programında bulunmaktadır.

Önlem ve mücadele yöntemleri

Hastalık etmeniyle mücadele konusunu iki başlık altında incelemek gerekir. İlk olarak hastalığın görülmediği yerlerde yapılacak mücadele yöntemleri; karantina ve sağlıklı üretim materyali kullanılması olmalıdır. İkincisi ise, hastalığın ortaya çıktığı alanlarda yapılacak mücadele yöntemleri; eradikasyon, vektör böcek mücadelesi ve temizlik önlemleridir.

X. fastidiosa karantinaya tabi bir etmen olmasından dolayı hastalığın tespit edildiği alanlar karantina altına alınmalıdır.

Etmenin varlığının tespit edildiği alanda yabancı otlar da dahil olmak üzere tüm konukçularını kapsayan bir tespit çalışması yapılmalıdır. Bu alanlarda olası vektör böceklerin tespiti ve mücadelesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Bu konuda 2017 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı arazi inceleme teknik talimat bildirgesi yayınlamış ve araştırma programı başlatmıştır1. 2019 yılında ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından “Xylella Yaprak Yanıklığı ile Mücadele Hakkında Yönetmelik”2 yayınlanmıştır.

Bulaşık materyalden uzak durmak gerekli

Bulaşık alanlardan toplanan bulaşıklı bitkisel materyal, yetiştirme ortamı/toprak yakılarak veya derine gömülerek imha edilmelidir. Bulaşık bitkisel materyal, yetiştirme ortamı, toprakla temas eden veya yakın çevresinde bulunan makine, ekipman ve taşıtların bu alanın dışına çıkmasına izin verilmemelidir. Bulaşık alanlar veya fidanlıklarda hastalık etmeninden (ve/veya vektör böcekler) temiz olduğu teyit edilene kadar hassas konukçu bitkiler bulundurulmamalıdır.

X. fastidiosa fidanlıklarda tespit edilirse bu fidanlıklardan kesinlikle fidan dağıtımı yapılmamalıdır. Hastalıkla bulaşık alanlardaki konukçu bitkilerden fidan, çelik, aşı gözü, aşı kalemi, anaç gibi üretim materyali kesinlikle alınmamalıdır. Karantina altına alınan alandaki bulaşık bitkisel materyal veya yetiştirme ortamı/toprak ile temas eden makine, ekipman ve taşıtlar, bitkisel materyalden ve yetiştirme ortamı/topraktan arındırmak için basınçlı su kullanılarak veya çamaşır suyu (%1 sodyum hipoklotit içeren) gibi bir madde ile fırçalanarak yıkanmalıdır.

Kaynaklar:

1.https://www.tarimorman.gov.tr/GKGM/Belgeler/Bitki%20Sağlığı%20Hizmetleri/bitki_sagligi/survey/7-Xylella_yaprak_yanikligi_Survey_Talimati_2017.pdf

2. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/01/20190119-2.htm

3. https://www.tarlasera.com/makale-9807-bakteriyel-yaprak-yanikligi-hastaligi-etmeni-xylella-fastidiosa Prof.Dr. Yeşim AYSAN- Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir