“Gömeç Zeytinciler Derneği” Davetlisi Olduğu “Balıkesir İl Tarım Müdürlüğü”nce, “III. Tarım ve Orman Şûrası” Kapsamında düzenlenen İstişare Toplantısında Görüşlerini Sundu.

Türkiye’nin en geniş katılımlı sektör istişare platformu olması hedeflenen, III. Tarım ve Orman Şûrası 15 yıl aradan sonra Ekim ayında gerçekleştirilecek.

Bu kapsamda Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü,
İl Müdürü Kurtuluş Candan‘ın koordinasyonunda, ve İl Müdür Yardımcısı Nihat Ağan başkanlığında Balıkesir’de bulunan Tarım ve Ormanla ilişkili kurumların Müdürleri, Odalar, Borsalar, Birlikler, Kooperatifler, Sivil Toplum Kuruluşlarının Başkan ve Temsilcileri, sektör paydaşları ile üreticilerin katıldığı bir dizi toplantı düzenledi.

Bir hafta süren toplantılarda Balıkesir açısından stratejik öneme sahip Küçükbaş Büyükbaş Hayvancılık, Kanatlı, Su Ürünleri,  Arıcılık, Gıda Üretimi ve Güvenilirliği, Yem Üretimi ve Güvenilirliği, Zeytin, Sebze, Meyveler, Endüstri Bitkileri, Hububat, Yem Bitkileri, Tarımsal Örgütler, Kırsal Kalkınma, Mera, Toprak ve Su Kaynakları, Orman, Doğa Koruma ve Milli Parklar konuları değerlendirildi.

Her konu için paydaşlar ile ayrı ayrı düzenlenen toplantılarda Balıkesir’in tarım ve hayvancılık konusundaki mevcut durumu, güçlü ve zayıf yönleri, geleceğe yönelik hedef ve stratejileri belirlendi.

16 Temmuzda düzenlenen zeytin sektörünün sorunlarının masaya yatırıldığı toplantıda “Gömeç Zeytinciler Derneği“ni üyelerimizden sn. Mehmet Can Aytekin ve sn.Yiğit Üreten temsil etti. Toplantıya “Edremit Körfezi Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Dernekler Federasyonu” nun diğer ilçe dernek temsilcileri ile buluşularak beraber gidildi.

Toplantıdan satır başları şöyle :

Tarım Müdürlüğü mensuplarının, Balıkesir ilinde bulunan 9,2 milyon adet yağlık ve 2,1 milyon adet sofralık olmak üzere toplam 11,3 milyon zeytin ağacından 2018-2019 sezonunda 83bin ton yağlık ve 26bin ton sofralık zeytin toplandığını belirterek giriş yaptığı toplantıda toplantı başkanı İl Müdür Yardımcısı sn. Nihat Ağan, düzenlenmesi planlanan şura hakkında kısa bir bilgilendirme yaparak zeytinciliğimizin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koymak istediklerini belirtip sözü davetlilere verdi.

İlk sözü alan Edremit Zeytinciler derneği üyesi ve Edremit Ticaret Odası Meclis Başkanı sn. Mehmet Semerci son 7 yıldır Balıkesir Belediyesi tarafından üstlenilen Edremit Körfezi’nde uçakla yapılan zeytin sineği ilaçlamasının mali gerekçe ile bu sene yapılmama kararı alındığını hatırlatarak, bu yılın bölgede var yılı olması bakımından ilaçlama yapılmasının önemine dikkat çekti.

Buna karşılık Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürü sn. Tevfik Turanlı söz alarak, uçakla genel ilaçlamanın prensip olarak bırakıldığını, bireysel biyoteknik mücadeleye dönüm başına 35 TL teşvik verildiğini anlattı.

Havran Zeytinciler Derneği Başkanı sn. Hilmi Akdoğan bireysel mücadelenin, uçakla mücadelenin sağladığı faydayı sağlayamayacağını, insanların bireysel mücadelede çok daha yüksek dozda ilaçlar kullanmasına rağmen netice alamayabildiklerini, ayrıca uçakla ilaçlamada organik ruhsat alan bir ilacın da bulunduğu ve bunun da kullanılabileceğini belirtti.

Ardından söz alan Edremit Zeytinciler Derneği ve Edremit Ticaret Borsası Başkanı sn. Tarkan Denizer “Edremit Körfezi’nde bugünkü fiyatlarla sızma yağ ile rafinajlık yağ arasındaki fark 8 TL olmuşken 10bin ton rafinajlık yağı, sinek vurdurmayıp sızma olarak elde edersek kazancımız 80 milyon TL, ama uçakla ilaçlama için ihtiyacımız olan 3 milyon TL”  şeklinde yaptığı basit matematik hesap ile uçakla ilaçlamanın getirisini ortaya koydu.

Salonun genelinde uçakla ilaçlamanın, maliyetinin çok üzerinde fayda sağladığı görüşü hakim olurken, bu işin belediyeye yüklenmesi yerine eskiden olduğu gibi Körfez bölgesinde konu ile iştigal edecek bir “birlik” kurulup finansmanı ve organizasyonu üstlenmesi uygun görüldü.

Bu tartışmaların ardından söz alan Edremit Körfezi Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Dernekler Federasyonu Başkanı sn.Yahya Ağacık her zeytinci ülkede sorunların baş gösterdiğini dile getirerek, sorun çözümü için sistemini kurmuş ülkelerin bu sorunların üstesinden geldiğini, bizim hala bir sistem oturtamadığımız için yıllardır aynı sorunları tartışmaya devam ettiğimizi söyleyerek, bu şuranın ülkenin zeytinciliği için her zaman çözüm üretecek bir sistemi oturtması gerektiğini belirtti.

Ardından söz alan sn. Hüseyin Bozkurt bugün itibarı ile Mut ilçesinin 16 milyon zeytin ağacı ile bütün Balıkesir’den daha fazla zeytin ağacına sahip olduğu bilgisini verdi. Bölgemizde de entansif tarıma geçilerek maliyetlerin düşürülmesi gerektiğinden bahsetti. Sonrasında ürünün ve sektörün pazarlanma konusunun eksik bırakıldığını söyleyerek ürünle ilgili kamu spotlarının faydalı olacağını söyledi.

Fiyat istikrarsızlığından, ve zeytinyağında yapılan tağşişten dem vuran bir zeytincimize cevap olarak il tarım müdürlüğü mensuplarından,  lisanslı depoculuğun kurulduğu ve bunun ürün takibi, kaliteli ürün ve fiyata istikrarına fayda sağlayacağı bilgisi geldi.

Söz isteyen Gömeç Zeytinciler Derneği temsilcisi sn. Mehmet Can Aytekin öncelikle sondan başlayarak lisanslı depoculuğun önemli ve gerekli olduğunu ancak bu projenin ölçek problemi sebebi ile başarılı olamadığını. Çiftçinin nakliye aracının traktörü olduğunu ve ilçesinde bir depo veya bir depo şubesi olmadıkça o depoya malını götürmesinin imkânsız olduğunu belirtti.

Aytekin, sonrasında, bölgemiz zeytinciliğinin güçlü yönünün, bölgemizin yüzyıllara uzanan ve dünyaca kabul görmüş  Zeytin ve Zeytinyağı Kültürü ve üretilen ürünün kalitesi olduğunu vurguladı.

Üreticimizin karşısındaki ana sorunun ise aslında kaliteli ürünün fiyatı ve maliyeti arasındaki uyumsuzluktan kaynaklandığını, çözmemiz gereken tüm sorunların bununla ilişkili olduğunu belirtti.

Gömeç Zeytinciler Derneği’nin tespitlerine göre, “zeytinlik sahibi ve tarımsal üreticiden, fabrikacı, tüccar ve son tüketiciye” giden zincirde, en altta kalan tarımsal üreticinin zeytinyağı üretim maliyetinin, 2017’nin var yılında 12 TL, 2018’in yok yılında 18 TL olarak ortaya konduğunu söyleyen sn. Aytekin, hedeflememiz gerekenin maliyetimizi olabildiğince düşürmeye çalışmakla beraber, bundan çok daha önemli olanın diğer bölgelerden farklı konumda olan ürünümüzü tüketicinin gözünde ödediği paranın daha üzerinde bir değere taşımak olması gerektiğini söyledi.

Maliyeti düşürmek adına teklif edilen zeytincilikte entansif tarıma karşı olmamakla beraber, bunun bölgemiz coğrafyasında sınırlı uygulanabileceğini, örneğin Gömeç’teki tüm tarım alanlarının %85inden fazlasının 100 yıl önce dikilmiş, ve aslında yatırım değerini çoktan çıkararak biz yeni nesillere devredilmiş olan ve yerlerine ikame edilecek daha değerli başka bir ürünün yetişmeyeceği alanlarda olduğunu, bu bakımdan da makineleşmenin mutlaka yararlı olacağı ancak maliyeti aşağı çekmek yönünde entansif zeytincilik yapan bölgeler kadar avantajlı olmadığımızı belirtti.

Bölgemizin, kültürü ve zeytinyağı ön plana çıkarılarak, entansif üretim değil butik üretim anlayışının benimsenmesi gerektiği ve örneğin İtalya’nın Toscana bölgesi gibi bir marka haline getirilmesin hedeflenmesi gerektiğini ortaya koydu. Bunun için belediyeler, kamu kurumları ve turizmcilerle de ortak çalışılarak hedefe topyekûn odaklanılması gerektiğini belirtti.

Dolayısı ile üzerinde durulması gereken noktanın pazarlama ve tanıtım olduğu, mevcut durumda darboğazın üretimden daha çok satışta ortaya çıktığını vurguladı.

Satış ayağında sahtekârlıkların bertaraf edilerek düzgün ticaret yapanların desteklenmesi, tüketicilerin de bilinçlendirilerek iyi ile kötüyü ayırt edebilmelerinin sağlanması gerektiğini söyleyerek, kamu spotlarının bu konuda ve ürünün tanıtımında önemli fayda sağlayabileceği belirtti.

Ancak yine de zincirin son halkasındaki tüketicinin, istediği kalitede ürünü, üreticiyi tatmin edecek miktarlarda tüketebilmesi için, sisteme dışarıdan yeterli enerji girmesi, yani desteklemelerin ve primlerin yeterli düzeyde ve her yıl için bölgelerin ürün arz miktarları göz önünde bulundurularak formüle edilmesi ve dağıtılmasının en can alıcı konu olduğunu söyledi.

Bu sene üreticimizi fena halde zarara sokan, üretici fiyatları 16,50-17 TLna çıkmış iken,  Afrin zeytinyağının 12,5 TLdan piyasaya sokulması gibi akıllara zarar hatalı uygulamalardan ders alınarak en azından yeni dönemde bu hatalardan kaçınılması gerektiğinden bahsetti.

Diğer taraftan, günümüzde özellikle mevsimsel olarak yoğun işgücüne ihtiyaç duyan zeytin çiftçisinin üretimde yaşadığı en önemli sıkıntısının, ülkemizde kırsal nüfusun azalması ve yaşlanması sonucunda ortaya çıkan tarımsal işgücü yetersizliği olduğunu ortaya koydu.

Bu konuda İşkur ile ortak çalışma yapılabileceği, en çok işgücüne ihtiyaç duyulan ekim, kasım, aralık, ocak ayları için bir tarımsal işçi havuzu yaratılabileceği, İlçe Zeytinci Derneklerinin bu kişilere hasat öncesi eylül ayında bir iki günlük uygulamalı eğitimler vererek sertifikalandırabileceği ve veritabanı yaratabileceği bir yapı oluşturulabileceğini belirtti.

Bunun üzerine söz alan toplantı başkanı sn. Nihat Ağan belediyeler bünyesinde işçi ofisleri kurulabiliceği yönünde fikrini beyan etti.

Ardından söz alan Gömeç Zeytinciler Derneği temsilcisi Sn. Yiğit Üreten Edremit Körfez Bölgesinin zeytin ve zeytinyağı üretiminde bütünüyle butik bir bölge olarak konumlanmasının öneminden bahsetti.

Sonrasında zeytinyağında en önemli üretim ve tüketim bölgesi olan Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki gümrük vergisi ve kota dengesizliklerini ortaya koyarak, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 50bin ton yağı gümrük vergisi olmadan satma hakkına sahipken, ayrıca Tunus, Suriye gibi Avrupa Birliği dışındaki üretici ülkelere bile Avrupa Birliğine gümrüksüz olarak belli kotalarla mal sokma imkanı sunulmuşken, Türkiye’nin A.B.ne ancak 1,24 Euro gümrük vergisi ödeyerek zeytinyağı satabildiğine, dolayısı ile uygulamada satamadığına dikkat çekti.

Son olarak UZZK İcra Direktörü sn. Mustafa Tan söz aldı. 2000li yıllarda yeni dikim teşvikleri ile hedeflenenin altında olsada ağaç sayımızın ve zeytinyağı üretimimizin %100 artış gösterdiğini hatırlattı. Sn. Tan konuşmasında özelikle belediyenin uçakla ilaçlama için bütçe ayıramamasını inandırıcı bulmadığını belirterek, hala zaman olduğunu bu yanlıştan mutlaka dönülmesini gerektiğini belirtti. Ayrıca sektörün diğer sorunlarını tağşiş, hayvan zararı ve hırsızlık olarak sıraladı.

Sektör temsilcileri tarafından bu şekilde sıralanan sektör sorunları ve çözüm önerileri İl Tarım Müdürlüğü mensupları tarafından kayda alınarak, toplantı sona erdirildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir